Hakkımda Çıkanlar

FETÖ’nün kurduğu Bylock tuzağı iddianamede!

FETÖ’nün ByLock tuzağı kapatılan Karşı gazetesi çalışanlarına yönelik iddianamede yer aldı. Şüpheliler arasında yer alan Ergenekon kumpası mağduru gazeteci Mehmet Bozkurt’u yıllar sonra ‘FETÖ şüphelisi’ yapan kumpasın ‘meslektaşı’ Murat Kazancı üzerinden kurulduğu ortaya çıktı.
Ergenekon kumpasından 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan gazeteci Mehmet Bozkurt’u yıllar sonra ‘FETÖ şüphelisi’ yapan kumpas bu sefer ‘meslektaşından’ geldi. Bozkurt’a, birlikte kitap yazdığı gazeteci Murat Kazancı tarafından tuzak kurulduğu ortaya çıktı. Kazancı’nın Bozkurt’un ortak kullanıma açtığı internet hattı üzerinden ByLock uygulamasına bağlandığı tespit edildi.
İddianamede, şüpheliler arasında yer alan Karşı Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü olan Mehmet Bozkurt’un bir hattan 29 Ağustos 2014 ve 4 Eylül 2014 günleri ağırlıklı olmak üzere bin 51 defa bağlantı kurduğunun tespit edildiği ancak uygulamanın kullanım tarihlerinin özellikle dikkat çekici bulunduğu dile getirildi.
‘MURAT KAZANCI, BOZKURT’UN HATTI ÜZERİNDEN BYLOCK’A BAĞLANDI’
Örgüt üyelerince yoğun kullanılan süreç içerisinde Mehmet Bozkurt’un hattıyla 29 Ağustos 2014 günü 828 defa, 4 Eylül 2014 günü de 214 defa bağlantının sağlandığı belirlendi ancak arada herhangi bağlantının olmadığı anlaşıldı. Savcılık iddianamede, şu tespiti yaptı:
“Bu durum savunmasını destekler mahiyette görülmüş, şüphelinin ortak kullanıma açması sonucu yanında bulunan diğer şüpheli Murat Kazancı tarafından şüphelinin hattı ile ByLock uygulamasına bağlanıldığı kanaatine varılmıştır. Bu deliller uyarınca, şüphelinin örgüt amacı doğrultusunda yayınların yapıldığı gazetedeki pozisyonu örgüt üyeliği için yeterli görülmemiş ancak örgüte yardım olarak değerlendirilmiştir. Yine şüphelinin samimi beyanları dikkate alınarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği kanaatine varılmıştır.”
GÜNEYDOĞU’DA KİTAP YAZARKEN…
 
Bozkurt, savcının kendisine 4 Eylül 2014 tarihinde Batman öğretmen evi yakınındaki baz istasyonundan ByLock’a bağlantı sağlandığına ilişkin tespit tutanağını gösterdiğinde hayatının şokunu yaşadı.
Savcılıktaki ifadesinde, şunları kaydetti:
“ByLock kullanmadım. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Benim telefonumdan ByLock kullandığı iddia edilen 4 Eylül 2014 tarihinde ve 29 Ağustos 2014 tarihinde yanımda gazeteci arkadaşım Murat Kazancı vardı. Murat Kazancı iki telefon kullanmaktaydı. Bu telefonlardan birisi eski tip sadece görüşme yapılan bir telefon diğeri Karşı gazete tarafından personele dağıtılmış içerisinde hat olmayan telefondu. Bu ikinci telefonla internet bağlantısı hat olmasa bile WİFİ aracılığıyla yapılabiliyordu. Ben faturalı hat kullandığım için sık sık telefonumu ortak kullanım amacıyla açık hale getiriyordum. Murat Kazancı da benim telefonum aracılığıyla internetimden faydalanıyordu. Ben kendim kesinlikle kullanmadım. Başka türlü benim hattımda Murat Kazancı kullanmışsa bilemem, herhangi bir ithamda bulunmak istemiyorum. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyorum.”
 
‘YANI BAŞIMA KADAR SIZDIKLARINI GÖREMEDİM’
Aydınlık gazetesinde bir dönem muhabirlikten sorumlu müdürlüğe kadar çeşitli görevlerde de bulunmuş olan Mehmet Bozkurt’a “Birlikte kitap yazdığın gazetecinin FETÖ’cü olduğunu anlamadın mı?” sorusunu sorduk. Bozkurt, şöyle yanıtladı:
“İnsanlara karşı kötülük beslemem, kötülük beklemem. Hele bu kadar yakınımda olan bir insandan asla. FETÖ’nün nasıl sinsi bir örgüt olduğunu yıllardır yazıyorum ama yanı başıma kadar sızdıklarını maalesef göremedim. Haber peşinde günlerce yan yana olduğum kişinin ByLock kullanıcısı olduğunu savcılıkta öğrendim. Hayatımda daha büyük bir şok yaşamadım. Bu sinsiliğin kurbanı olmak ölümden daha acı. Katil sürüsü, haysiyet cellatları yolunda kendi hayatını kararttı. Şimdi her yerde aranıyor. 17/25 Aralık’tan beri herkes FETÖ düşmanı. Ben Aydınlık okulunda yetiştim. Örgütün gerçek yüzünü yıllardır araştıran, yazan birkaç gazeteciden biriyim. Savcılığa FETÖ’nün en muteber görüldüğü dönemlerden 2018’e kadar yüzlerce haberimden oluşan dosya sunduk. FETÖ’cülerin hakkımda açtığı onlarca dava var. İlk davayı 2010 yılında elebaşı Fetullah Gülen açtı. Ceza almamı sağladılar. Davul çala çala kendi sitesine koydurttu kararı. Telefonlarım yıllarca dinlendi, polisleri her adımımı izledi. Hepsi çıktı ortaya. Bu örgüte hiç boyun eğmedim. 15 Temmuz’da da köprüde en öndeydim. Geri dönmek aklıma gelmedi. FETÖ’nün ajanlık faaliyeti amacıyla bu şahsa görev verdiği kanaatindeyim. Onlar düşmanlarını iyi tanırlar. Kimse ucuz FETÖ düşmanlığı peşinde koşmasın. Bu işler bilgiyle, belgeyle, delille, cesaretle olur. Beni FETÖ’cülükle yan yana getirmeye çalışmak ancak FETÖ’cülerin yapabileceği bir şey.”
 
‘ETKİN PİŞMANLIKTAN ÖRGÜT ÜYELERİ FAYDALANIR’
İddianamede yer alan hakkında, “Etkinlik pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği kanaatine varılmıştır” sözünün ne anlama geldiğini de şöyle açıkladı Bozkurt:
“Bu, iddianameyi yazan sayın Başsavcıvekili Murat Çağlak’ın kanaati. Etkin pişmanlıktan örgüt üyeleri faydalanır, birçok kimsenin kafasına kuma gömdüğü zamanlarda FETÖ’yle savaşan gazeteciler değil. Savcılığa sunduğumuz haber metinleri, FETÖ hakkındaki bilgiler, mesleki tecrübeyle kazandığımız gözlemlerden daha çok faydalanılmalı. Aydınlık arşivi hazinedir. FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede bizler konuşmayacağız da kim konuşacak! Ben dün de bugün de yarın da FETÖ’nün ve FETÖ gibi yapıların yakasında olmaya devam edeceğim. Bu yaşadıklarımı, başıma bu işlerin niye geldiğini ilerde detaylı bir şekilde yazacağım.”
GAMZE ÇINLAR
Kaynak:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir